Kabızlık çoğu zaman yetersiz lif tüketimi, sıvı alımının azlığı veya hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkilendirilir. Ancak bazı kişiler yeterli su içmelerine, lifli beslenmelerine ve kabızlık için önerilen tedavileri uygulamalarına rağmen dışkılama sırasında zorlanmaya devam eder.
Özellikle dışkılama ihtiyacı hissedildiği halde dışkının çıkarılamaması, tuvalette uzun süre kalma, aşırı ıkınma veya tam boşalamama hissi, yalnızca beslenmeyle açıklanamayabilir.
Bu durumun olası nedenlerinden biri pelvik taban kaslarının dışkılama sırasında uygun şekilde çalışmamasıdır.
Normal dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının ve anal sfinkterin gevşemesi gerekir. Ancak bazı kişilerde bu kaslar yeterince gevşeyemez veya gevşemesi gerekirken istemsiz şekilde kasılır.
Tıbbi olarak dissinerjik defekasyon olarak adlandırılan bu durum, kronik kabızlığın nedenlerinden biridir.
Lif ve sıvı tüketimine rağmen devam eden kabızlıkta, özellikle dışkıyı çıkarmakta zorlanma ön plandaysa pelvik taban fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Pelvik Taban Nedir?
Pelvik taban, leğen kemiğinin alt bölümünde yer alan ve mesane, bağırsak ve diğer pelvik organları destekleyen kas ve bağ dokularından oluşan bir yapıdır.
Pelvik taban kasları yalnızca organların desteklenmesinde değil, idrar ve dışkı kontrolünde de önemli görevler üstlenir.
Bu kasların uygun zamanda kasılması ve gevşemesi, normal dışkılama fonksiyonunun temel parçalarından biridir.
Dışkılama sırasında karın içi basıncın uygun şekilde artması, anal sfinkterin gevşemesi ve pelvik taban kaslarının koordineli çalışması gerekir.
Bu mekanizmalardan birinin bozulması dışkının çıkarılmasını zorlaştırabilir.
Pelvik Taban Kabızlığa Nasıl Neden Olur?
Normal dışkılama sırasında rektumda biriken dışkının dışarı atılabilmesi için anal kanalın açılmasını sağlayan kasların gevşemesi gerekir.
Ancak bazı kişilerde pelvik taban kasları ve anal sfinkter, dışkılama sırasında yeterince gevşemez.
Hatta bazı hastalarda gevşemesi gereken kaslarda tersine kasılma görülebilir.
Bu durum dışkının rektumdan anal kanala ilerlemesini zorlaştırabilir.
Hasta dışkılama ihtiyacı hissetmesine rağmen dışkıyı çıkarmakta güçlük yaşayabilir.
Pelvik taban kaynaklı kabızlıkta temel sorun her zaman dışkının sert olması değildir. Bazen dışkı yumuşak olsa bile dışarı çıkarılması zor olabilir.
Dissinerjik Defekasyon Nedir?
Dissinerjik defekasyon, dışkılama sırasında karın kasları, rektum, anal sfinkter ve pelvik taban kasları arasındaki koordinasyonun bozulmasıyla ortaya çıkan bir dışkılama bozukluğudur.
Normalde dışkılama sırasında anal sfinkterin gevşemesi ve dışkının ilerlemesini sağlayan uygun itici kuvvetin oluşması beklenir.
Dissinerjik defekasyonda ise anal sfinkter yeterince gevşemeyebilir, ters yönde kasılabilir veya dışkının çıkarılması için gereken itici kuvvet yetersiz kalabilir.
Bu nedenle hasta tuvalette uzun süre kalabilir ve dışkılama sonrasında tam boşalamadığını hissedebilir.
Dissinerjik defekasyon, bazı kaynaklarda anismus veya pelvik taban dissinerjisi olarak da adlandırılır. Ancak bu terimler her zaman birebir aynı kapsamda kullanılmaz.
İnatçı Kabızlığın Pelvik Tabandan Kaynaklandığı Nasıl Anlaşılır?
Pelvik taban kaynaklı dışkılama bozukluklarında bazı belirtiler daha belirgin olabilir.
Bunlar arasında:
- Dışkılama sırasında aşırı ıkınma
- Tuvalette uzun süre kalma
- Dışkılama sonrasında tam boşalamama hissi
- Dışkılama ihtiyacı olmasına rağmen dışkıyı çıkaramama
- Dışkının anal bölgede takılı kaldığını hissetme
- Dışkılama sırasında elle destek verme ihtiyacı
- Yumuşak dışkıya rağmen dışkılamada zorlanma
- Lif takviyeleri veya kabızlık ilaçlarına rağmen şikâyetlerin devam etmesi
bulunabilir.
Ancak bu belirtiler yalnızca pelvik taban bozukluklarına özgü değildir.
Yavaş bağırsak geçişi, bazı ilaçlar, rektosel gibi yapısal sorunlar ve farklı sindirim sistemi hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.
Pelvik taban kaynaklı kabızlık tanısı yalnızca belirtilere bakılarak konulmaz. Gerekli durumlarda fonksiyonel testlerle değerlendirme yapılır.
Dışkı Yumuşak Olduğu Halde Neden Çıkmaz?
Kabızlık çoğu zaman sert dışkıyla ilişkilendirilir. Ancak bazı hastalar dışkıları yumuşak olmasına rağmen dışkılamada ciddi güçlük yaşayabilir.
Bu durum, dışkının kıvamından çok dışarı atılmasını sağlayan mekanizmayla ilişkili olabilir.
Pelvik taban kaslarının uygun şekilde gevşeyememesi, anal kanalın dışkılama sırasında yeterince açılmasını engelleyebilir.
Ayrıca rektumdan dışkının çıkarılması için gerekli itici kuvvetin yetersiz olması da dışkılama güçlüğüne katkıda bulunabilir.
Bu nedenle dışkının yumuşak olması, dışkılama fonksiyonunun normal olduğu anlamına gelmez.
Özellikle yumuşak dışkıya rağmen sürekli ıkınma ve tam boşalamama hissi bulunan kişilerde dışkılama koordinasyonu değerlendirilmelidir.
Pelvik Taban Disfonksiyonu Kimlerde Görülür?
Pelvik taban disfonksiyonu hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilir.
Bazı kişilerde uzun süredir devam eden dışkılama alışkanlıkları, ağrılı dışkılama deneyimleri veya pelvik bölgeyle ilişkili farklı sorunlar tabloya eşlik edebilir.
Kadınlarda gebelik ve doğum öyküsü, pelvik organ desteğini etkileyen yapısal değişikliklerle ilişkili olabilir.
Ancak her pelvik taban disfonksiyonunun doğumdan veya belirli bir alışkanlıktan kaynaklandığı söylenemez.
Bazı hastalarda belirgin bir neden saptanamayabilir.
Ayrıca pelvik taban disfonksiyonu bulunan kişilerde idrar yapma sorunları veya pelvik ağrı gibi eşlik eden şikâyetler de görülebilir.
Pelvik Taban Kaynaklı Kabızlık ile Normal Kabızlık Arasındaki Fark Nedir?
Kabızlık farklı mekanizmalarla ortaya çıkabilir.
Bazı kişilerde bağırsak içeriğinin kalın bağırsaktan geçişi yavaşlamıştır. Bazılarında ise dışkının rektumdan çıkarılması sırasında koordinasyon bozukluğu bulunmaktadır.
Bu iki durum aynı kişide birlikte de görülebilir.
Özellik
Yavaş bağırsak geçişi
Pelvik taban kaynaklı dışkılama bozukluğu
Temel sorun
Dışkının kalın bağırsakta yavaş ilerlemesi
Dışkının rektumdan çıkarılmasında güçlük
Belirgin yakınma
Seyrek dışkılama
Aşırı ıkınma ve tam boşalamama
Dışkı kıvamı
Sıklıkla sert olabilir
Yumuşak da olabilir
Dışkılama hissi
Azalmış olabilir
İhtiyaç hissedildiği halde çıkarma güçlüğü olabilir
Değerlendirme
Gerekirse kolon geçiş testleri
Anorektal manometri ve balon çıkarma testi
Bu özellikler kesin ayrım sağlamaz. Tanı, hastanın şikâyetleri ve gerekli incelemeler birlikte değerlendirilerek konulur.
Pelvik Taban Kaynaklı Kabızlık Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı süreci hastanın şikâyetlerinin ve dışkılama alışkanlıklarının ayrıntılı değerlendirilmesiyle başlar.
Kullanılan ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ve daha önce uygulanan kabızlık tedavileri sorgulanır.
Fizik muayene ve uygun hastalarda dijital rektal muayene, dışkılama koordinasyonuyla ilgili önemli bilgiler sağlayabilir.
Gerekli durumlarda anorektal fonksiyon testlerinden yararlanılır.
Anorektal Manometri
Anorektal manometri, rektum ve anal kanalın basınç özelliklerini değerlendirmek için kullanılan bir testtir.
İnce bir kateter yardımıyla anal sfinkter basınçları, rektal duyarlılık ve dışkılama sırasında kasların verdiği yanıt incelenebilir.
Bu test, dışkılama sırasında anal sfinkterin uygun şekilde gevşeyip gevşemediği hakkında bilgi sağlayabilir.
Ancak tek başına manometri bulgularıyla her hastada kesin tanı konulmaz.
Balon Çıkarma Testi
Balon çıkarma testi, rektuma yerleştirilen küçük bir balonun uygun koşullarda dışarı çıkarılmasının değerlendirilmesine dayanır.
Bu test, dışkının çıkarılmasında güçlük olup olmadığı hakkında bilgi sağlayabilir.
Balonun çıkarılmasında zorlanma, dışkılama bozukluğunu düşündürebilir.
Ancak test sonuçları hastanın belirtileri ve diğer incelemelerle birlikte değerlendirilmelidir.
Defekografi
Defekografi, dışkılama sırasında rektum ve pelvik taban yapılarının hareketini değerlendirmek için kullanılan görüntüleme yöntemidir.
Bazı hastalarda rektosel, rektal intussusepsiyon veya pelvik organların destek sorunları gibi yapısal değişikliklerin araştırılmasına yardımcı olabilir.
Her kabızlık hastasında defekografi yapılması gerekli değildir.
Test seçimi, muayene bulgularına ve önceki incelemelerin sonuçlarına göre belirlenir.
Pelvik Taban Kaynaklı Kabızlık Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi, saptanan dışkılama bozukluğunun türüne ve eşlik eden sorunlara göre planlanır.
Dissinerjik defekasyonda temel yaklaşımlardan biri, dışkılama sırasında kasların koordineli çalışmasını yeniden öğretmeyi amaçlayan biofeedback tedavisidir.
Beslenme düzenlemeleri, dışkı kıvamının uygun hale getirilmesi ve doğru tuvalet alışkanlıkları da tedaviye eşlik edebilir.
Ancak yalnızca lif tüketimini artırmak veya dışkı yumuşatıcı kullanmak, kas koordinasyonundaki bozukluğu her zaman düzeltmez.
Biofeedback Tedavisi Nedir?
Biofeedback, kişinin pelvik taban ve anal sfinkter kaslarının çalışma biçimi hakkında geri bildirim almasını sağlayan bir eğitim yöntemidir.
Tedavi sırasında uygun cihazlar ve egzersizlerle dışkılama sırasında gerekli kas koordinasyonunun öğrenilmesi hedeflenir.
Hastaya karın içi basıncını uygun şekilde oluşturma, anal sfinkteri gevşetme ve dışkılama hareketini doğru şekilde gerçekleştirme konusunda eğitim verilebilir.
Klinik çalışmalarda biofeedback tedavisinin, uygun şekilde tanı konulmuş dissinerjik defekasyon hastalarında yararlı olduğu gösterilmiştir.
Ancak tedavi başarısı hastanın durumuna, uygulanan programa ve eşlik eden sorunlara göre değişebilir.
Pelvik Taban Fizyoterapisi
Pelvik taban fizyoterapisi, kasların uygun şekilde gevşemesi ve koordineli çalışmasına yönelik eğitimleri içerebilir.
Burada amaç her zaman kasları güçlendirmek değildir.
Özellikle dışkılama sırasında kasların yeterince gevşeyemediği kişilerde gevşeme ve koordinasyon eğitimi ön plandadır.
Bu nedenle kontrolsüz şekilde yapılan pelvik taban sıkma egzersizleri her hasta için uygun olmayabilir.
Beslenme ve Dışkı Kıvamının Düzenlenmesi
Pelvik taban kaynaklı kabızlığı bulunan kişilerde de dışkının uygun kıvamda olması önemlidir.
Yeterli lif ve sıvı tüketimi bazı hastalarda dışkılamayı kolaylaştırabilir.
Ancak aşırı lif tüketimi bazı kişilerde şişkinlik ve rahatsızlığı artırabilir.
Bu nedenle beslenme düzeni hastanın toleransına göre planlanmalıdır.
Kabızlıkta lif ve sıvı tüketimi hakkında daha ayrıntılı bilgi için Kabızlık İçin Beslenme: Lif ve Sıvı Rehberi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Pelvik Taban Kabızlığında Kegel Egzersizleri Faydalı mı?
Kegel egzersizleri, genellikle pelvik taban kaslarının istemli olarak kasılmasını ve güçlendirilmesini amaçlar.
Ancak dissinerjik defekasyonda temel sorun bazı hastalarda kasların yeterince gevşeyememesidir.
Bu nedenle yalnızca kas güçlendirmeye yönelik egzersizler, dışkılama koordinasyonunu düzeltmek için yeterli olmayabilir.
Hatta yanlış uygulanan egzersizler bazı hastalarda kasların aşırı kasılı kalmasına katkıda bulunabilir.
Pelvik taban kaynaklı kabızlıkta egzersiz programı, kasların güçsüz mü yoksa gevşeme ve koordinasyon açısından mı sorunlu olduğuna göre belirlenmelidir.
Pelvik Taban Kaynaklı Kabızlık Hemoroid ve Anal Fissürü Etkiler mi?
Dışkılama sırasında sürekli ıkınma ve tuvalette uzun süre kalma, hemoroid şikâyetlerini artırabilir.
Ayrıca sert dışkılama veya dışkılama sırasında zorlanma, anal fissür gelişimine ya da mevcut fissür şikâyetlerinin devam etmesine katkıda bulunabilir.
Bazı hastalarda anal fissür nedeniyle oluşan ağrı, dışkılama sırasında kasların istemsiz kasılmasına da eşlik edebilir.
Ancak her hemoroid veya anal fissür hastasında pelvik taban disfonksiyonu bulunduğu söylenemez.
Özellikle kabızlık tedavisine rağmen aşırı ıkınma ve tam boşalamama hissi devam ediyorsa dışkılama fonksiyonlarının değerlendirilmesi yararlı olabilir.
İnatçı Kabızlıkta Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Uzun süredir devam eden ve beslenme düzenlemelerine rağmen düzelmeyen kabızlıkta tıbbi değerlendirme önemlidir.
Özellikle:
- Dışkı yumuşak olmasına rağmen dışkılamada zorlanma
- Sürekli aşırı ıkınma
- Tam boşalamama hissi
- Tuvalette uzun süre kalma
- Dışkı çıkarmak için elle destek verme ihtiyacı
- Kabızlık tedavilerine rağmen şikâyetlerin sürmesi
durumlarında dışkılama bozukluğu açısından değerlendirme gerekebilir.
Bunun yanında dışkıda kan, istemsiz kilo kaybı, demir eksikliği anemisi veya yeni başlayan belirgin dışkılama alışkanlığı değişikliği gibi belirtiler de araştırılmalıdır.
Şiddetli karın ağrısı, kusma, belirgin karın şişliği ve gaz ya da dışkı çıkaramama birlikte görülüyorsa bağırsak tıkanıklığı gibi acil durumlar açısından gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İnatçı kabızlık pelvik tabandan kaynaklanabilir mi?
Evet. Bazı kişilerde pelvik taban kaslarının dışkılama sırasında uygun şekilde gevşeyememesi veya kas koordinasyonunun bozulması kronik kabızlığa neden olabilir.
Dışkı yumuşak olduğu halde neden çıkmaz?
Dışkının çıkarılmasında yalnızca kıvam değil, anal sfinkterin gevşemesi ve karın kaslarının uygun şekilde çalışması da önemlidir. Pelvik taban koordinasyon bozukluğu bulunan kişilerde yumuşak dışkı da zor çıkarılabilir.
Pelvik taban disfonksiyonu nasıl anlaşılır?
Belirtiler ve muayene bulguları değerlendirilir. Gerekli durumlarda anorektal manometri, balon çıkarma testi ve defekografi gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Pelvik taban kaynaklı kabızlık ilaçla geçer mi?
Kabızlık ilaçları bazı hastalarda dışkı kıvamını düzenleyebilir ancak kas koordinasyonundaki bozukluğu her zaman düzeltmez. Uygun hastalarda biofeedback tedavisi gerekebilir.
Biofeedback tedavisi kabızlığa iyi gelir mi?
Biofeedback, dissinerjik defekasyon tanısı konulmuş hastalarda etkili olabilen bir tedavi yöntemidir. Kasların dışkılama sırasında doğru şekilde çalışmasının öğrenilmesini amaçlar.
Pelvik taban kabızlığı ameliyat gerektirir mi?
Dissinerjik defekasyonun temel tedavisi genellikle cerrahi değildir. Ancak bazı hastalarda eşlik eden yapısal sorunlar bulunabilir. Tedavi yaklaşımı tanıya göre belirlenir.
Pelvik taban kabızlığı erkeklerde de görülür mü?
Evet. Pelvik taban kaynaklı dışkılama bozuklukları hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir.
Pelvik taban kaynaklı kabızlıkta lif tüketimi yeterli mi?
Lifli beslenme dışkı kıvamını düzenlemeye yardımcı olabilir. Ancak temel sorun kas koordinasyonuysa yalnızca lif tüketimini artırmak yeterli olmayabilir.
Sonuç
İnatçı kabızlık her zaman yetersiz lif tüketimi veya sıvı alımından kaynaklanmaz.
Özellikle dışkılama ihtiyacı olduğu halde dışkının çıkarılamaması, sürekli ıkınma ve tam boşalamama hissi, pelvik taban kaslarının dışkılama sırasında uygun şekilde çalışmamasıyla ilişkili olabilir.
Dissinerjik defekasyon gibi dışkılama bozukluklarının değerlendirilmesinde muayene ve gerektiğinde anorektal fonksiyon testleri önemlidir.
Uygun hastalarda biofeedback tedavisi, dışkılama koordinasyonunun yeniden öğrenilmesine yardımcı olabilir.
Beslenme düzenlemelerine ve kabızlık tedavilerine rağmen devam eden dışkılama güçlüğünde, altta yatan nedenin belirlenmesi için uzman değerlendirmesi önemlidir.
