Yazan: Prof. Dr. Aybala Yıldız · Yayın: 27 Ekim 2026 · 5 dk
Blog → Pelvik Taban → Bağırsak Fıtığı (Rektosel) Nedir?

Pelvik Taban · Hastalıkları

Bağırsak Fıtığı (Rektosel) Nedir?

Rektosel, rektumun vajinaya doğru bombeleşmesidir. Kabızlık, tam boşalamama ve vajinal dolgunluk yapabilir. Tedavisi belirtilere göre planlanır; her hastada ameliyat gerekmez.

Rektosel (bağırsak fıtığı)

Kabızlık, dışkılama sırasında aşırı ıkınma ve bağırsakların tam boşalmadığı hissi, günlük yaşamı etkileyebilen yaygın şikâyetlerdir. Bu belirtiler çoğu zaman beslenme alışkanlıkları veya bağırsak hareketlerinin yavaşlamasıyla ilişkilendirilse de bazı kişilerde sorun, bağırsak ve pelvik taban yapılarındaki anatomik değişikliklerden kaynaklanabilir.

Bu değişikliklerden biri de rektosel, halk arasında kullanılan adıyla bağırsak fıtığıdır.

Rektosel, kalın bağırsağın son bölümü olan rektumun, vajinanın arka duvarına doğru bombeleşmesiyle oluşan bir pelvik organ destek bozukluğudur. Özellikle doğum öyküsü bulunan kadınlarda görülebilir ve bazı hastalarda dışkılama güçlüğüne neden olabilir.

Ancak her rektosel belirti oluşturmaz ve rektosel saptanan her hastanın ameliyat olması gerekmez.

Rektoselin tedavisinde temel yaklaşım, yalnızca anatomik değişikliğin büyüklüğünü değil, hastanın yaşadığı şikâyetleri ve dışkılama fonksiyonlarını birlikte değerlendirmektir.

Rektosel (Bağırsak Fıtığı) Nedir?

Rektosel, rektumun ön duvarının vajinanın arka duvarına doğru çıkıntı oluşturmasıdır.

Normal anatomide rektum ile vajina arasında, bu yapıların desteklenmesine yardımcı olan bağ dokuları ve pelvik taban kasları bulunur.

Bu destek yapılarının zayıflaması sonucunda rektumun ön duvarı vajinaya doğru bombeleşebilir.

Rektosel, bu nedenle pelvik organ prolapsusu olarak adlandırılan destek bozuklukları arasında değerlendirilir.

Halk arasında bağırsak fıtığı olarak tanımlansa da karın duvarında gelişen kasık veya göbek fıtıklarıyla aynı hastalık değildir.

Bazı kadınlarda rektosel küçük boyutludur ve herhangi bir şikâyete neden olmaz. Daha belirgin rektosellerde ise vajinada dolgunluk hissi veya dışkılama sırasında zorlanma görülebilir.

Rektosel Neden Olur?

Rektosel gelişiminde pelvik taban kaslarının ve rektum ile vajina arasındaki destek dokularının zayıflaması önemli rol oynar.

Bu zayıflama tek bir nedene bağlı olmayabilir.

Doğum öyküsü, yaşla birlikte dokularda oluşan değişiklikler, uzun süreli ıkınma ve pelvik organları destekleyen yapıların özellikleri rektosel gelişimiyle ilişkili olabilir.

Gebelik ve Vajinal Doğum

Gebelik ve özellikle vajinal doğum, pelvik taban kasları ve bağ dokuları üzerinde gerilime neden olabilir.

Bazı kadınlarda doğum sırasında oluşan doku değişiklikleri, ilerleyen yıllarda pelvik organ destek bozukluklarının gelişmesine katkıda bulunabilir.

Ancak vajinal doğum yapan her kadında rektosel gelişmez.

Kronik Kabızlık ve Sürekli Ikınma

Uzun süreli kabızlık ve dışkılama sırasında aşırı ıkınma, pelvik taban yapıları üzerinde tekrarlayan basınç oluşturabilir.

Bu durum destek dokularındaki zayıflığa katkıda bulunabilir.

Bununla birlikte ilişki iki yönlü olabilir. Rektosel bazı hastalarda dışkılamayı zorlaştırırken dışkılama sırasında sürekli ıkınma da şikâyetlerin devam etmesine neden olabilir.

Yaş ve Menopoz

Yaş ilerledikçe kas ve bağ dokularının özellikleri değişebilir.

Menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler de pelvik dokuların yapısını etkileyebilir.

Ancak rektosel yalnızca menopoz sonrasında görülen bir hastalık değildir.

Pelvik Cerrahi ve Diğer Faktörler

Daha önce geçirilmiş bazı pelvik cerrahiler, pelvik destek yapılarındaki değişikliklerle ilişkili olabilir.

Ayrıca obezite, kronik öksürük ve uzun süreli karın içi basınç artışı gibi faktörler de pelvik organ prolapsusu açısından önem taşıyabilir.

Rektosel Belirtileri Nelerdir?

Rektoselin belirtileri kişiden kişiye değişebilir.

Küçük rektoseller çoğu zaman belirti vermezken bazı hastalarda dışkılama güçlüğü ve vajinal bölgede dolgunluk hissi ön plandadır.

Rektoselde görülebilen belirtiler şunlardır:

  • Dışkılama sırasında aşırı ıkınma
  • Bağırsakların tam boşalmadığı hissi
  • Dışkının rektumda takılı kaldığını hissetme
  • Vajina içerisinde dolgunluk veya baskı hissi
  • Vajina arka duvarında kabarıklık
  • Dışkılama sırasında vajina arka duvarına veya perine bölgesine elle destek verme ihtiyacı
  • Tekrarlayan dışkılama güçlüğü
  • Bazı hastalarda pelvik bölgede rahatsızlık hissi

Bu belirtiler yalnızca rektosele özgü değildir. Pelvik taban koordinasyon bozuklukları ve farklı bağırsak hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.

Rektosel Kabızlığa Neden Olur mu?

Evet. Rektosel bazı hastalarda kabızlık ve dışkılama güçlüğüyle ilişkili olabilir.

Normal dışkılama sırasında rektumda biriken dışkı anal kanala doğru ilerler.

Rektosel bulunan bazı kişilerde ise dışkının bir bölümü rektumun vajinaya doğru bombeleşen kısmında birikebilir.

Bu durum dışkının tamamen çıkarılmasını zorlaştırabilir.

Hasta tuvalete çıktıktan sonra bağırsaklarının hâlâ dolu olduğunu hissedebilir veya tekrar dışkılama ihtiyacı yaşayabilir.

Ancak rektosel saptanması, kabızlığın kesin nedeninin rektosel olduğu anlamına gelmez.

Küçük rektoseller herhangi bir şikâyet oluşturmadan bulunabilir. Kabızlığın nedeni ise pelvik taban kaslarının koordinasyon bozukluğu veya bağırsak geçişinin yavaşlaması olabilir.

Bu nedenle rektosel ile kabızlık arasındaki ilişki hastanın belirtileri ve gerekli incelemelerle değerlendirilmelidir.

Rektosel ile Pelvik Taban Disfonksiyonu Arasındaki Fark Nedir?

Rektosel ve pelvik taban disfonksiyonu birbirinden farklı ancak aynı hastada birlikte bulunabilen durumlardır.

Rektosel, rektumun vajinaya doğru bombeleşmesiyle ortaya çıkan anatomik bir değişikliktir.

Pelvik taban disfonksiyonu ise dışkılama sırasında kasların uygun şekilde kasılamaması veya gevşeyememesi gibi fonksiyonel sorunları kapsar.

Örneğin bazı hastalarda anal sfinkter ve pelvik taban kasları dışkılama sırasında yeterince gevşeyemez. Bu durum dissinerjik defekasyon olarak adlandırılır.

Dissinerjik defekasyon bulunan kişilerde dışkı yumuşak olsa bile dışarı çıkarılması zor olabilir.

Rektosel anatomik bir destek bozukluğuyken dissinerjik defekasyon kas koordinasyonuyla ilişkili fonksiyonel bir bozukluktur.

Bu iki durumun birlikte bulunabilmesi, tedavi öncesinde doğru değerlendirmeyi önemli hale getirir.

Pelvik taban kaslarının kabızlıkla ilişkisi hakkında ayrıntılı bilgi için İnatçı Kabızlık Pelvik Tabandan mı Kaynaklanıyor? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Rektosel Kimlerde Daha Sık Görülür?

Rektosel özellikle kadınlarda görülen bir pelvik organ destek bozukluğudur.

Vajinal doğum öyküsü bulunan, yaşla birlikte pelvik destek dokularında zayıflama gelişen veya pelvik organ prolapsusu açısından risk faktörleri taşıyan kadınlarda daha sık görülebilir.

Bununla birlikte doğum yapmamış kadınlarda da rektosel gelişebilir.

Rektosel tanısında yalnızca kişinin yaşı veya doğum sayısı değil, mevcut şikâyetleri ve muayene bulguları dikkate alınmalıdır.

Rektosel Nasıl Teşhis Edilir?

Rektosel tanısı hastanın şikâyetlerinin değerlendirilmesi ve fizik muayene ile başlar.

Özellikle vajinal dolgunluk, dışkılama sırasında zorlanma ve elle destek verme ihtiyacı gibi belirtiler sorgulanır.

Pelvik muayenede vajinanın arka duvarındaki bombeleşme değerlendirilebilir.

Gerekli durumlarda rektal muayene ve ek incelemeler yapılabilir.

Her hastada ileri görüntüleme gerekli değildir.

Defekografi

Defekografi, dışkılama sırasında rektum ve pelvik taban yapılarının hareketini değerlendirmek amacıyla kullanılan görüntüleme yöntemidir.

Özellikle dışkılama güçlüğü bulunan ve yapısal bozukluğun şikâyetlerle ilişkisi araştırılan hastalarda yararlı olabilir.

Defekografi sırasında rektoselin büyüklüğü, dışkının boşalması ve eşlik eden diğer yapısal değişiklikler değerlendirilebilir.

MR Defekografi

MR defekografi, pelvik taban organlarının ve destek yapılarının dinamik olarak değerlendirilmesini sağlayabilir.

Rektoselin yanı sıra farklı pelvik organ destek bozukluklarının araştırılmasında kullanılabilir.

Ancak her rektosel hastasında MR defekografi yapılması gerekmez.

Anorektal Manometri ve Balon Çıkarma Testi

Özellikle inatçı kabızlık veya dışkılama sırasında koordinasyon bozukluğu düşünülen hastalarda anorektal manometri ve balon çıkarma testi istenebilir.

Bu testler pelvik taban kaslarının ve anal sfinkterin dışkılama sırasındaki fonksiyonları hakkında bilgi sağlar.

Böylece dışkılama güçlüğünün yalnızca rektoselden mi yoksa eşlik eden fonksiyonel bir bozukluktan mı kaynaklandığı araştırılabilir.

Rektosel Kendiliğinden Geçer mi?

Rektosel, pelvik destek dokularındaki anatomik değişikliklerle ilişkili olduğu için her zaman kendiliğinden tamamen ortadan kalkmaz.

Ancak küçük ve belirti vermeyen rektosellerde herhangi bir tedavi gerekmeyebilir.

Bazı hastalarda kabızlığın kontrol altına alınması, aşırı ıkınmanın azaltılması ve pelvik taban rehabilitasyonu sayesinde şikâyetler hafifleyebilir.

Bu durum anatomik rektoselin tamamen kaybolduğu anlamına gelmeyebilir.

Tedavinin amacı her zaman görüntüleme bulgusunu ortadan kaldırmak değil, hastanın şikâyetlerini ve yaşam kalitesini iyileştirmektir.

Rektosel Nasıl Tedavi Edilir?

Rektosel tedavisi hastanın belirtilerine, muayene bulgularına ve eşlik eden dışkılama bozukluklarına göre planlanır.

Her hastada cerrahi tedavi gerekli değildir.

Özellikle hafif şikâyetleri bulunan kişilerde öncelikle ameliyatsız yöntemler değerlendirilebilir.

Kabızlığın Düzenlenmesi

Dışkılama sırasında aşırı ıkınmanın azaltılması önemlidir.

Yeterli lif ve sıvı tüketimi, uygun hastalarda dışkı kıvamının düzenlenmesine yardımcı olabilir.

Gerekli durumlarda hekim önerisiyle dışkı yumuşatıcı veya kabızlık tedavisinde kullanılan ilaçlardan yararlanılabilir.

Ancak rektosele eşlik eden pelvik taban koordinasyon bozukluğu varsa yalnızca lif tüketimini artırmak yeterli olmayabilir.

Pelvik Taban Fizyoterapisi ve Biofeedback

Pelvik taban kaslarının uygun şekilde çalışmasını destekleyen rehabilitasyon yöntemleri bazı hastalarda yararlı olabilir.

Özellikle dissinerjik defekasyonun eşlik ettiği durumlarda biofeedback tedavisi değerlendirilebilir.

Biofeedback, dışkılama sırasında kasların uygun şekilde gevşemesini ve koordineli çalışmasını öğretmeyi amaçlar.

Ancak bu tedavi rektoselin anatomik olarak tamamen ortadan kalkmasını sağlamaz.

Vajinal Pesser Kullanımı

Vajinal pesser, bazı pelvik organ prolapsusu hastalarında vajinal destek sağlamak amacıyla kullanılan bir araçtır.

Rektosele bağlı vajinal dolgunluk veya sarkma şikâyeti bulunan uygun hastalarda değerlendirilebilir.

Pesserin uygunluğu, tipi ve takibi kadın hastalıkları ve doğum veya ürojinekoloji uzmanı tarafından planlanmalıdır.

Her rektosel hastası için uygun olmayabilir.

Rektosel Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Rektosel bulunan her hastanın ameliyat olması gerekmez.

Cerrahi tedavi, özellikle belirgin şikâyetleri bulunan ve uygun ameliyatsız tedavilere rağmen yakınmaları devam eden hastalarda değerlendirilebilir.

Ameliyat kararı verilirken:

  • Rektoselin hastanın şikâyetleriyle ilişkisi
  • Vajinal sarkma veya dolgunluğun derecesi
  • Dışkılama güçlüğünün özellikleri
  • Eşlik eden pelvik taban fonksiyon bozuklukları
  • Diğer pelvik organ prolapsuslarının varlığı
  • Hastanın genel sağlık durumu ve tedavi beklentileri

birlikte değerlendirilir.

Özellikle kabızlık şikâyeti bulunan hastalarda rektoselin cerrahi olarak düzeltilmesi, dışkılama güçlüğünün mutlaka ortadan kalkacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle ameliyat öncesinde dışkılama fonksiyonlarının değerlendirilmesi önemlidir.

Rektosel Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Rektosel ameliyatında amaç, zayıflamış destek dokularının onarılması ve rektumun vajinaya doğru oluşturduğu bombeleşmenin düzeltilmesidir.

Cerrahi yaklaşım hastanın anatomik özelliklerine, şikâyetlerine ve eşlik eden pelvik organ destek bozukluklarına göre değişebilir.

Bazı hastalarda vajinal yoldan arka duvar onarımı uygulanabilir.

Seçilmiş hastalarda farklı cerrahi yaklaşımlar değerlendirilebilir.

Ameliyatın hangi yöntemle yapılacağına karar verilirken özellikle vajinal destek bozuklukları ve dışkılama fonksiyonları birlikte ele alınmalıdır.

Cerrahi tedavinin kanama, enfeksiyon, ağrı, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık, şikâyetlerin devam etmesi veya nüks gibi olası riskleri bulunmaktadır.

Bu nedenle tedavi seçeneklerinin yararları ve riskleri hasta ile birlikte değerlendirilmelidir.

Rektosel Ameliyatından Sonra Kabızlık Geçer mi?

Rektosel ameliyatı bazı hastalarda dışkılama güçlüğünü azaltabilir.

Ancak ameliyat sonrasında kabızlığın tamamen ortadan kalkacağı garanti edilemez.

Özellikle hastada pelvik taban koordinasyon bozukluğu, yavaş bağırsak geçişi veya başka bir kabızlık nedeni bulunuyorsa şikâyetler devam edebilir.

Bu nedenle rektosel ameliyatının başarısı yalnızca anatomik onarımın sağlanmasıyla değerlendirilmemelidir.

Hastanın dışkılama fonksiyonları ve yaşam kalitesindeki değişiklikler de önemlidir.

Rektosel Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Küçük ve belirti vermeyen rektoseller uzun süre önemli bir sorun oluşturmadan devam edebilir.

Ancak bazı hastalarda vajinal dolgunluk, dışkılama güçlüğü ve tam boşalamama hissi günlük yaşamı etkileyebilir.

Rektoselin zaman içerisinde mutlaka ilerleyeceği söylenemez.

Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir.

Şikâyetlerin artması, vajinal bölgede belirgin sarkma gelişmesi veya dışkılama güçlüğünün yaşam kalitesini etkilemesi durumunda yeniden değerlendirme yapılmalıdır.

Rektosel ile Rektal Prolapsus Aynı Hastalık mı?

Hayır. Rektosel ve rektal prolapsus farklı durumlardır.

Rektoselde rektumun ön duvarı vajinanın arka duvarına doğru bombeleşir.

Rektal prolapsusta ise rektumun bir bölümü veya tüm duvar katları makat kanalından dışarı doğru sarkabilir.

Her iki hastalıkta da dışkılama sorunları görülebilir ancak anatomik özellikleri ve tedavi yaklaşımları farklıdır.

Bu nedenle hastalıkların birbirinden doğru şekilde ayırt edilmesi önemlidir.

Rektosel İçin Hangi Doktora Başvurulmalı?

Rektosel şüphesi bulunan kişiler, şikâyetlerinin özelliklerine göre genel cerrahi, kolorektal cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum veya ürojinekoloji uzmanına başvurabilir.

Özellikle dışkılama güçlüğünün ön planda olduğu hastalarda kolorektal değerlendirme önemlidir.

Vajinal sarkma veya birden fazla pelvik organı ilgilendiren destek bozukluğu bulunan kişilerde ise multidisipliner değerlendirme gerekebilir.

Rektosel tedavisinde doğru yaklaşım, yalnızca anatomik değişikliği değil, hastanın dışkılama fonksiyonlarını ve yaşam kalitesini birlikte değerlendirmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Rektosel bağırsak fıtığı mıdır?

Rektosel halk arasında bağırsak fıtığı olarak adlandırılır. Ancak kasık veya göbek fıtığı gibi karın duvarı fıtıklarından farklıdır. Rektumun vajinanın arka duvarına doğru bombeleşmesiyle oluşur.

Rektosel kabızlık yapar mı?

Evet. Bazı hastalarda dışkının rektosel içerisinde birikmesi, dışkılama güçlüğüne ve tam boşalamama hissine neden olabilir. Ancak her rektosel kabızlık oluşturmaz.

Rektosel kendiliğinden düzelir mi?

Anatomik değişiklik her zaman kendiliğinden ortadan kalkmaz. Ancak hafif rektosellerde şikâyetler beslenme düzenlemeleri ve uygun pelvik taban tedavileriyle azaltılabilir.

Rektosel ameliyatsız tedavi edilir mi?

Evet. Hafif veya orta düzeyde şikâyeti bulunan uygun hastalarda kabızlık tedavisi, pelvik taban rehabilitasyonu ve bazı durumlarda vajinal pesser gibi yöntemler değerlendirilebilir.

Rektosel ameliyatı zorunlu mudur?

Hayır. Her rektosel hastasının ameliyat olması gerekmez. Cerrahi tedavi genellikle belirgin şikâyetleri bulunan ve uygun ameliyatsız yaklaşımlardan yeterli yarar görmeyen hastalarda değerlendirilir.

Rektosel ameliyatından sonra kabızlık tamamen geçer mi?

Her zaman değil. Kabızlığın nedeni yalnızca rektosel olmayabilir. Pelvik taban koordinasyon bozukluğu veya yavaş bağırsak geçişi gibi durumlar varsa şikâyetler devam edebilir.

Rektosel sadece doğum yapan kadınlarda mı görülür?

Hayır. Vajinal doğum önemli risk faktörlerinden biri olsa da doğum yapmamış kadınlarda da rektosel gelişebilir.

Rektosel ile pelvik taban disfonksiyonu aynı şey midir?

Hayır. Rektosel anatomik bir destek bozukluğudur. Pelvik taban disfonksiyonu ise kasların çalışma ve koordinasyonuyla ilgili sorunları kapsar. İki durum aynı hastada birlikte görülebilir.

Sonuç

Rektosel, rektumun vajinanın arka duvarına doğru bombeleşmesiyle oluşan bir pelvik organ destek bozukluğudur.

Bazı hastalarda herhangi bir belirti oluşturmazken bazı kişilerde dışkılama güçlüğü, tam boşalamama hissi ve vajinal dolgunluk gibi şikâyetlere neden olabilir.

Tedavi yaklaşımı hastanın belirtilerine, anatomik bulgularına ve eşlik eden dışkılama bozukluklarına göre belirlenir.

Hafif şikâyetlerde ameliyatsız yöntemler yeterli olabilirken belirgin yakınmaları bulunan seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

Rektosel tanısında ve tedavisinde temel amaç, hastanın şikâyetlerinin gerçek nedenini belirlemek ve yaşam kalitesini iyileştirecek uygun yaklaşımı planlamaktır.

Pelvik Taban diğer yazılar

Sorularınız için muayenede birlikte konuşalım

Randevu Al