Makat çevresinde siğil fark eden veya daha önce makat siğili tedavisi görmüş kişilerde en sık karşılaşılan endişelerden biri, bu oluşumların kansere dönüşüp dönüşmeyeceğidir. Özellikle HPV enfeksiyonunun bazı kanser türleriyle ilişkili olduğunun bilinmesi, makat siğili ile anal kanserin aynı hastalık olduğu yönünde yanlış bir algıya neden olabilir.
Makat siğillerinin büyük bölümü iyi huyludur ve genellikle kanser açısından düşük riskli HPV tiplerinden kaynaklanır. Ancak bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu, anal bölgede kanser öncüsü hücresel değişikliklerle ve anal kanserle ilişkilidir.
Bu nedenle makat siğili ile anal kanser arasındaki ilişkiyi doğru anlamak, hem gereksiz endişelerin önlenmesi hem de değerlendirilmesi gereken belirtilerin gözden kaçırılmaması açısından önemlidir.
Makat Siğili Kansere Dönüşür mü?
Makat siğilleri, Human Papillomavirus (HPV) enfeksiyonuna bağlı olarak makat çevresinde veya anal kanal içerisinde gelişebilen lezyonlardır. Tıbbi adıyla anal kondilom, genellikle iyi huylu bir oluşumdur.
Genital ve anal siğillerin yaklaşık %90'ından HPV tip 6 ve 11 sorumludur. Bu tipler düşük kanser riski taşıyan HPV tipleri arasında değerlendirilir.
Bu nedenle sıradan makat siğillerinin doğrudan kansere dönüşmesi beklenen bir durum değildir.
Ancak aynı kişide hem düşük riskli hem de yüksek riskli HPV tipleri bulunabilir. Ayrıca bazı kanser öncüsü lezyonlar veya kötü huylu oluşumlar, görünüm açısından makat siğilleriyle karıştırılabilir.
Makat siğili bulunması anal kanser tanısı anlamına gelmez. Bununla birlikte şüpheli lezyonların değerlendirilmesi ve gerektiğinde biyopsi yapılması önemlidir.
HPV ile Anal Kanser Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
HPV, cilt ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda farklı tipe sahip bir virüs grubudur.
Bazı HPV tipleri genital ve anal bölgede siğillere neden olurken bazı tipler hücrelerde kanser öncüsü değişikliklerin gelişmesine yol açabilir.
Özellikle yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süre devam eden enfeksiyonları, anal kanser gelişiminde önemli rol oynar.
HPV ile ilişkili anal kanserlerin büyük bölümünde yüksek riskli HPV enfeksiyonu saptanır. HPV tip 16, bu kanserlerle en güçlü ilişki gösteren tiplerden biridir.
Ancak HPV enfeksiyonu oldukça yaygındır ve enfeksiyon geçiren kişilerin büyük çoğunluğunda kanser gelişmez.
Kanser gelişimi; enfeksiyonun kalıcılığı, bağışıklık sistemi ve diğer risk faktörleriyle ilişkili karmaşık bir süreçtir.
Düşük Riskli ve Yüksek Riskli HPV Tipleri Arasındaki Fark Nedir?
HPV tipleri, kanser gelişimiyle ilişkileri açısından iki ana grupta değerlendirilebilir.
Düşük Riskli HPV Tipleri
HPV tip 6 ve 11, genital ve anal siğillerin büyük bölümünden sorumludur.
Bu tipler genellikle iyi huylu siğil oluşumuyla ilişkilidir ve kanser gelişiminde temel rol oynayan HPV tipleri arasında yer almaz.
Yüksek Riskli HPV Tipleri
HPV tip 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 gibi tipler belirli kanser türleriyle ilişkilidir.
Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının çoğu da zamanla kontrol altına alınabilir. Ancak enfeksiyonun kalıcı hale gelmesi, bazı kişilerde kanser öncüsü hücresel değişikliklerin gelişmesine neden olabilir.
Bir kişide makat siğili bulunması, yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kesin olarak bulunduğunu veya bulunmadığını göstermez.
Makat Siğili ve Anal Kanser Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Yanlış 1: Makat Siğili Olan Herkes Kanser Olur
Doğrusu: Makat siğili bulunan kişilerin tamamında anal kanser gelişmez.
Makat siğillerinin büyük bölümü düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir.
Anal kanser ise daha çok yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonuyla bağlantılıdır.
Bu nedenle makat siğili tanısı ile anal kanser tanısı birbirinden farklıdır.
Bununla birlikte kişinin diğer risk faktörleri ve lezyonların özellikleri değerlendirilmelidir.
Yanlış 2: Makat Siğili Varsa Yüksek Riskli HPV de Kesinlikle Vardır
Doğrusu: Görünür makat siğilleri çoğunlukla HPV tip 6 ve 11 ile ilişkilidir.
Ancak aynı kişide farklı HPV tipleri birlikte bulunabilir.
Yalnızca siğilin görünümünden yüksek riskli HPV enfeksiyonu olup olmadığı belirlenemez.
Aynı şekilde görünür siğil bulunmaması da yüksek riskli HPV enfeksiyonunu kesin olarak dışlamaz.
Yanlış 3: Makat Siğili Sürekli Tekrarlıyorsa Kansere Dönüşüyordur
Doğrusu: Makat siğillerinin tekrarlaması, tek başına kanser geliştiği anlamına gelmez.
Siğiller tedavi sonrasında HPV enfeksiyonunun devam etmesi nedeniyle yeniden ortaya çıkabilir.
Özellikle bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkları bulunan kişilerde siğiller daha yaygın veya dirençli seyredebilir.
Ancak tekrarlayan, görünümü değişen veya standart tedavilere yanıt vermeyen lezyonların yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Sürekli tekrarlayan makat siğillerinin nedenleri hakkında ayrıntılı bilgi için Makat Siğili Neden Tekrarlar? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Yanlış 4: Makat Siğili Alındıysa Kanser Riski Tamamen Ortadan Kalkar
Doğrusu: Siğillerin çıkarılması, HPV enfeksiyonunun tamamen ortadan kalktığını garanti etmez.
Elektrokoterizasyon, kriyoterapi veya cerrahi çıkarma gibi yöntemler görünür siğilleri tedavi etmeyi amaçlar.
Ancak bu işlemler, aynı kişide bulunabilecek yüksek riskli HPV enfeksiyonlarını veya kanser öncüsü hücresel değişiklikleri otomatik olarak tedavi etmez.
Bu nedenle siğil tedavisi ile anal kanser riskinin değerlendirilmesi birbirinden ayrı konulardır.
Yanlış 5: Anal Kanserin İlk Belirtisi Mutlaka Siğildir
Doğrusu: Anal kanser her zaman görünür bir siğille başlamaz.
Anal kanser bazı kişilerde kanama, ağrı, ele gelen kitle, kaşıntı veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.
Bazı hastalarda ise erken dönemde belirgin bir şikâyet bulunmayabilir.
Bu belirtiler hemoroid veya anal fissür gibi iyi huylu hastalıklarda da görülebilir.
Bu nedenle yalnızca belirtilere bakılarak kesin tanı konulamaz.
Yanlış 6: HPV Aşısı Yaptıran Kişide Anal Kanser Gelişmez
Doğrusu: HPV aşısı, anal kanserle ilişkili bazı yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlar.
Ancak bütün HPV tiplerini kapsamaz ve daha önce edinilmiş enfeksiyonları tedavi etmez.
Bu nedenle HPV aşısı anal kanser riskini azaltmaya yardımcı olsa da bütün anal kanserlerin önlenmesini garanti etmez.
Aşının koruyucu etkisi hakkında daha ayrıntılı bilgi için HPV Aşısı Makat Siğilinden Korur mu? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Anal Kanser Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?
Anal kanser gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri yüksek riskli HPV enfeksiyonudur.
Bununla birlikte bazı durumlar anal kanser riskinin artmasıyla ilişkilidir.
Bunlar arasında:
- Kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonu
- HIV enfeksiyonu
- Organ nakli veya başka nedenlerle bağışıklık sisteminin baskılanması
- Sigara kullanımı
- Daha önce HPV ilişkili kanser veya yüksek dereceli kanser öncüsü lezyon öyküsü
- Bazı cinsel temas ve HPV maruziyeti özellikleri
bulunmaktadır.
Bu faktörlerden birinin bulunması kişinin mutlaka anal kanser geliştireceği anlamına gelmez.
Risk değerlendirmesi, kişinin tıbbi geçmişi ve klinik özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır.
Makat Siğili ile Anal Kanser Belirtileri Nasıl Ayırt Edilir?
Makat siğilleri genellikle küçük, kabarık veya pürtüklü lezyonlar şeklinde görülür.
Anal kanser ise farklı belirtilerle ortaya çıkabilir.
Makat siğilinde görülebilen bulgular
Anal kanserde görülebilen bulgular
Küçük, et beni benzeri kabarıklıklar
Makat çevresinde veya anal kanalda kitle
Pürtüklü veya kümelenmiş lezyonlar
Geçmeyen ağrı veya basınç hissi
Kaşıntı ve tahriş
Makat kanaması
Bazı durumlarda hafif kanama
Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
Bazen hiçbir belirti olmaması
Bazen erken dönemde belirti olmaması
Bu tablo tanı koymak amacıyla kullanılmamalıdır. Belirtiler birbiriyle örtüşebilir ve iyi huylu hastalıklar da benzer şikâyetlere neden olabilir.
Özellikle devam eden kanama, sert veya büyüyen kitle, ülserleşme ve açıklanamayan ağrı durumlarında muayene önemlidir.
Makat Siğili Olan Herkese Biyopsi Yapılır mı?
Hayır. Tipik görünümdeki makat siğillerinin tanısı çoğunlukla klinik muayene ile konulabilir.
Ancak bazı durumlarda biyopsi gerekli olabilir.
Özellikle:
- Sert veya düzensiz lezyonlar
- Ülserleşmiş ya da kolay kanayan oluşumlar
- Pigmentli veya çevre dokuya yapışık görünen lezyonlar
- Tanısı kesinleştirilemeyen kabarıklıklar
- Standart tedaviye yanıt vermeyen lezyonlar
- Tedavi sırasında büyüyen veya kötüleşen oluşumlar
biyopsi açısından değerlendirilebilir.
Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda şüpheli lezyonların değerlendirilmesi ayrıca önem taşır.
Biyopsi, lezyondan alınan doku örneğinin patolojik olarak incelenmesini sağlar.
Anal Kanser Taraması Herkese Yapılmalı mı?
Anal kanser taraması, rahim ağzı kanseri taramasından farklıdır.
Genel toplumdaki herkese rutin anal kanser taraması yapılması önerilmez. Bunun nedeni anal kanserin genel toplumda görece nadir görülmesi ve tarama yararının belirli risk gruplarında daha belirgin olmasıdır.
Bununla birlikte bazı yüksek risk gruplarında anal sitoloji, yüksek riskli HPV testleri ve yüksek çözünürlüklü anoskopi gibi yöntemler değerlendirilebilir.
Uluslararası Anal Neoplazi Derneği'nin (IANS) 2024 uzlaşı kılavuzu, HIV ile yaşayan belirli gruplarda ve diğer yüksek riskli kişilerde yaşa ve risk durumuna göre tarama önerileri sunmaktadır.
Ayrıca 45 yaş ve üzerindeki, makat çevresi siğil öyküsü bulunan kişilerde, uygun tanısal altyapı mevcutsa bireysel risk değerlendirmesiyle tarama düşünülebilir.
Bu durum, makat siğili bulunan herkesin mutlaka anal kanser taraması yaptırması gerektiği anlamına gelmez.
Tarama kararı, kişinin risk özelliklerine ve uzman değerlendirmesine göre verilmelidir.
Anal Kanser Öncesi Lezyonlar Nedir?
Bazı yüksek riskli HPV enfeksiyonları anal bölgedeki hücrelerde anormal değişikliklere neden olabilir.
Bu değişiklikler arasında yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (HSIL) olarak adlandırılan kanser öncüsü oluşumlar bulunmaktadır.
HSIL, anal kanserle aynı hastalık değildir. Ancak bazı yüksek dereceli lezyonlar tedavi edilmediğinde kansere ilerleyebilir.
Bu nedenle uygun risk grubundaki kişilerde kanser öncüsü lezyonların belirlenmesi ve gerektiğinde tedavi edilmesi önemlidir.
HSIL tanısı ve tedavisi, görünür makat siğillerinin rutin tedavisinden farklı bir yaklaşım gerektirir.
HPV Kaynaklı Anal Kanser Riskini Azaltmak Mümkün mü?
HPV ile ilişkili anal kanser riskinin azaltılmasında koruyucu sağlık uygulamaları önemlidir.
HPV aşısı, aşı kapsamındaki yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlayabilir.
Sigaranın bırakılması, anal kanserle ilişkili değiştirilebilir risk faktörlerinden birinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Güvenli cinsel sağlık uygulamaları, HPV bulaşma riskini azaltabilir. Ancak prezervatif HPV bulaşmasına karşı tam koruma sağlamaz.
Risk grubuna uygun takip ve tarama, kanser öncüsü lezyonların saptanmasına yardımcı olabilir.
Bununla birlikte hiçbir koruyucu yöntem, anal kanser gelişmeyeceğini kesin olarak garanti etmez.
Makat Siğili veya Anal Kanser Şüphesinde Hangi Doktora Başvurulmalı?
Makat çevresinde yeni gelişen siğil benzeri oluşumlar, açıklanamayan kanama veya kitle şikâyeti bulunan kişiler genel cerrahi uzmanına başvurabilir.
Özellikle anal kanal içerisindeki lezyonların değerlendirilmesinde kolorektal cerrahi deneyimi önemlidir.
Muayenede hastanın şikâyetleri, lezyonların görünümü ve risk faktörleri değerlendirilir.
Gerekli durumlarda anoskopi, biyopsi veya ileri incelemeler planlanabilir.
Erken değerlendirme, her makat siğilinin kanser olduğu anlamına gelmez; ancak farklı hastalıkların doğru şekilde ayırt edilmesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Makat siğili kanser yapar mı?
Makat siğillerinin büyük bölümü kanser açısından düşük riskli HPV tiplerinden kaynaklanır. Bu nedenle sıradan makat siğillerinin kansere dönüşmesi beklenmez. Ancak aynı kişide yüksek riskli HPV enfeksiyonu da bulunabilir.
HPV olan herkes anal kanser olur mu?
Hayır. HPV enfeksiyonu geçiren kişilerin büyük çoğunluğunda anal kanser gelişmez. Özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı olması ve bazı ek risk faktörleri kanser gelişimiyle ilişkilidir.
HPV 16 makat kanseri yapar mı?
HPV 16, anal kanserle güçlü ilişkisi bulunan yüksek riskli HPV tiplerinden biridir. Ancak HPV 16 enfeksiyonu saptanması, kişide mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez.
Makat siğilinin sürekli tekrarlaması kanser belirtisi midir?
Tekrarlama tek başına kanser belirtisi değildir. Ancak sık tekrarlayan, görünümü değişen veya tedaviye yanıt vermeyen lezyonların yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Makat siğili olan herkes biyopsi yaptırmalı mı?
Hayır. Tipik siğiller çoğunlukla muayene ile tanınabilir. Şüpheli görünümlü, sert, ülserleşmiş, kolay kanayan veya tedaviye yanıt vermeyen lezyonlarda biyopsi gerekebilir.
Anal kanserin ilk belirtileri nelerdir?
Makat kanaması, ağrı, ele gelen kitle, kaşıntı veya dışkılama alışkanlıklarında değişiklik görülebilir. Ancak bu belirtiler başka anal bölge hastalıklarında da ortaya çıkabilir.
HPV aşısı anal kanseri önler mi?
HPV aşısı, anal kanserle ilişkili bazı yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlar. Ancak bütün HPV tiplerini kapsamaz ve mevcut kanser öncüsü lezyonları tedavi etmez.
Makat siğili tedavi edilince kanser riski ortadan kalkar mı?
Görünür siğillerin tedavisi, kişinin yüksek riskli HPV enfeksiyonu veya kanser öncüsü lezyonlar açısından bütün risklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Sonuç
Makat siğili ile anal kanser arasındaki ilişki, HPV'nin farklı tiplerinin neden olduğu hastalıklar üzerinden değerlendirilmelidir.
Makat siğillerinin büyük bölümü iyi huyludur ve düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir. Buna karşılık bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu anal kanser gelişiminde önemli rol oynar.
Bu nedenle makat siğili bulunan kişilerin gereksiz korkuya kapılmadan, ancak şüpheli belirtileri de göz ardı etmeden uzman değerlendirmesine başvurması önemlidir.
Doğru tanı, bireysel risk değerlendirmesi ve uygun takip, HPV ile ilişkili anal bölge hastalıklarının yönetiminde temel yaklaşımlardır.
